Umutlu Bir Gün

Umutlu Bir Gün

28 Mayıs 2012 Pazartesi

HAYDİ ÇOCUKLAR CAMİYE


Bloğu açarken amacım, anne-çocuk-gezi-yemek vs günlük hayatın bana tat veren, anısı kalsın isteyeceğim kısımlarını anlatıp eğlenmek, eğlenirken de anılarımı biriktirmekti. Mutluluk veren detayları anlatmak istiyordum. Pozitif yaklaşayım her olaya dedim ama olmuyor, OLMUYORRRRRR. Daha üç paylaşım yapmadan olumsuz olaylar peş peşe gelir oldu. Çocuklarımın geleceğinden, mesleğimin küçültülmesinden, ülkemin gidişatından şikayetim var. Blogcu anne imza kampanyası başlattı: “5,5 Çok Erken” çabasına sağlık. Ancak 4+4+4’ün tek sıkıntısı bu değil ki… Bir kere sisteme uygun sayıda okul yok, derslik yok, okula 5,5 yaşında başlayan çocuğun seviyesine inebilecek eğitimde öğretmen yok. Türlü kampanyalarla açılan ana sınıfları ne olacak bilen yok.
Ben 1. Sınıf okutuyorum. 72 ayı dolduran çocuklar bile bazı harfleri yazarken, seslendirirken zorlanıyor, 66 aylık çocuklar bunu nasıl başaracak anlamıyorum. Çocuklar oyunla öğrenecek, ilk sene okumaya geçme zorunluluğu yok diyorlar. Tamam ama hangi derslikte olacak bu oyun soran yok. Benim sınıfım 40 kişi standart ebatlarda bir sınıfım var. Bu çocukların her birinin bırakın oyun oynamayı ayakta dolaşmaları bile mümkün değil. Daha da ötesi hadi genç öğretmen hopladı zıpladı, oynadı (eğitim fakültelerinde buna yönelik ders almadığımızı belirteyim) yaşlı öğretmenler ne olacak. Hali hazırdaki sistemi ezberlemiş, başarılı diye anılan birçok öğretmen bırakın oyun oynamayı, ayakta ders anlatmayı bile zor başarıyor.  Çocuğunu özel okula gönderebilene ne mutlu ama çoğunluk bu gruba dahil değil. Özel okullar yeni sistemle zaten fiyatları katladı. E ne olacak o zaman çocuklarımıza. Ben öğretmenim ve açık olarak ifade ediyorum “Sisteme ilişkin en ufak kurs, seminer vs almadım.” Ben kredili sistem mağduruyum, çocuklarım da bu sistemin mağduru olsun istemiyorum. Elimizden ne gelirse yapmak zorundayız arkadaşlar. Zaman geriye alınamıyor. Çocuklarımızın gelecekleri kararmasın harekete geçme vakti!!!

http://imzakampanyam.com/ilkokul-icin-5bucuk-cok-erken-2-imza-kampanyasi

24 Mayıs 2012 Perşembe

Haremlik-Selamlık


Gençlik ve Spor Hizmetleri Genel Müdürlüğü tarafından yaz aylarında 9 ilde açılacak kamplarda karma uygulamadan vazgeçilerek, kız-erkek ayrımı getirilmiş.
Arkadaş ben anlamıyorum vallahi anlamıyorum billahi anlamıyorum; bu ülkenin bütün sorunu sıkıntısı bitti mi ki çoluğun çocuğun uçkurunun derdine düştük? Her şeyin başı eğitim; amaç dindar gençlik yetiştirmek amenna; ama yasaklar, tek tip eğitim ne zaman başarı getirmiş. Yasak her zaman tatlıdır. Bugün şeriatla yönetilen İran da bile kapalı kapılar arkasında neler neler yaşanıyor. Korkarım birkaç yıla ilk 4 e başlama şartı kapanmak olur. İkinci 4 de kızlar erkekler ayrı sınıflarda okur.
 Eyyyyyy hükümet Allah lillah aşkına çek ellerini çocuklarımızdan. Kendi çocuğuna ne yaparsan yap ama bizim çocuklarımıza dokunma. Bebe iken okula başlatıp, büyük çocukların arasında ezme çocuklarımızı; aklı uçkurunda çocuklar yaratma. İntikam alacağım diye telef etme.

Alllahım ne olur bizi koru bunların sana olan “sevgisinden”!!

22 Mayıs 2012 Salı

Grev! Grev! Grev

Sadaka misali verilen %3,5 a inat yarın ben de grevdeyim. Nedendir bilinmez hükumet öğretmene; çalışmayan, bosa para kazanan insan yaftası yatıştırmaya çalışıyor. Bir gün olsun öğretmenlik yapmamış, özel okullar dısında okul görmemiş, kırk kişilik sınıfları, okur yazar bile olmayan velileri tanımamış insanlar gelip öğretmenleri yargılama cürreti gösteriyor. Tepkisizlik yapılabilecek en kötü şey. Kimin söylediğini hatirlayamiyorum ama paylaşmak istediğim bir soz var "Dünya can çekişiyor. Kötü insanların kötülüklerinden dolayı değil. İyi insanların sessizliklerinden dolayı."

21 Mayıs 2012 Pazartesi

Leyla ile Mecnun

Tasoyu biliyon mu sen??:) Efendiliğimden taviz verip döverim şimdi seni:) Bindiğin uçak rötar yapsında üç saat bekle Erdal:) Sacindaki doymamış yağ oranı zaten yüksek bir de limon sürüp salataya çevirme olayı:)) Kız mız yok hiçbirinize,basın gidin evinize:) Tavşanlara fısıldayan adamım, belgesellere çıkacağım:) Tepsi organik mi?? vs vs Bu dizi muhteşem, moralimin bozuk olduğu bir anda tekrarını izlesem keyifleniyorum o ka:))

18 Mayıs 2012 Cuma

Doğal Annelik??


Son dönemde nedendir bilmem yine tartışılır oldu bu konu.  Dönem dönem hortlayıp, tekrar uyuyor sanki:)) Düşündüm, benim enginnn!!! fikirlerimden mahrum kalmayın istedim:)) Arkadaş ben hala anlayamadım bu işi; çocukluk döneminin sonuna kadar çocuğu emzirmek, çocukla birlikte uyumak neden doğal annelik olarak adlandırılıyor?? Ben 5 yaşındaki yavrusunu emziren attı, inekti, ne bileyim maymundu görmedim. Ya da 4 yaşındaki yavrusuyla uyuyan kedi, köpek, aslan da… Doğada genellikle hayvanlar yavrularını kendi başlarına mücadele edebilecek hale gelir gelmez salıverir. Ben iki oğlumu da on sekiz ay emzirdim. Çocuklar kendi kendilerini besleyebildikten, bizim her yediğimizi yiyebildikten sonra emzirmek kendine bağımlı hale getirmekten başka bir işe yarıyor mu? Ne sen ne de çocuk rahat etmezken, deliksiz uyku uyumaya duyduğun hasretlik psikolojini bozarken. Sen dönerken o, O dönerken sen uyanıyorken, eşinle aman uyanacak korkusu ile kaçak göçek cinsellik yaşıyorken, çocuğun gece uykuya sensiz geçemiyorken, onun olmadığı hiçbir program yapamıyorken bu ne kadar sağlıklı bilmiyorum. Büyük oğlumu yanımda hiç yatırmadım. Umut’u ise yanıma aldığım çok oldu. Bir yaşından sonra abisiyle altlı üstlü ranzada yattı. Gece korkarda yanında beni isterse yatağına git demiyorum, alıyorum koynuma koklaya kaklaya uyuyorum. Bazen gece yatağa beraber gidelim diyor, gidiyorum aradan 15 dk geçmeden beni kovuyor; çok kıpırdıyormuşum::) Bana ihtiyacı olmayan çocuğu yanımda mı yatırmalıyım? Farklı düşünenlere saygım sonsuz ama dediğim gibi doğal olan hangisi emin olamıyorum...
.

14 Mayıs 2012 Pazartesi

Anneler Günü


    Cuma günü kreşten geldiğinde koşarak boynuma sarıldı, kendi el izi ile hazırladığı Anneler Günü kartını, kreşin bahçesinden kopardıkları güllerin eşliğinde sundu. İnsan sevinince neden ağlar bilmem ama gözlerim doldu. İyi ki doğurmuşum minik kuşumu dedim. Abisi ile arasında on yaş var, tekrar çocuk kararı vermek için çok düşündüm, bir de ilk anneliğimde çocuk yaşta olmanın getirdiği korku. İyi ki vazgeçmemişim senden:D
Fırsat bu fırsat çikolataya dalmış:)

 
    Anneler Günü şerefine piknik düzenleyelim diyerek, bir araya geldik. Kendimizi çok yormayalım, hafif atıştırmalıklar hazırlayalım dedik ama yine de sofradan kalktığımızda pek hafif değildikJ Hava gerçekten çok güzeldi, çocuklar Anneler Günü diye daha çok kudurdular.:) Umut’ un ağzından ilk  defa ‘YORULDUM’ kelimesi çıktı!!  
Abimiz çok havalıdır. SBS ye hazırlandığından bizimle pek takılmaz:))
 

9 Mayıs 2012 Çarşamba

Zormuş arkadaş:))


Sayfasına bakıp da yeni yazısı yok diye söylendiğim sevgili blogcu kardeşlerim sizlere geç kalmış özürlerimi sunarım. Her gün yeni yazı yazan değerli arkadaşlarım saygılarımı sunar, ellerinizden öperim. Blogu açalı iki hafta olmadı, bunlar yazacak bu kadar şeyi nereden buluyor demeye başladım bile… Zamanında şöyle gezmeli, tozmalı, atlamalı, zıplamalı bir meslek edinmemişim ki:) Öğretmenim anacığım, ÖĞRETMEN!!! Hem de devlette, hem de aklınıza gelebilecek en sıkıcı şehirlerden birinde:( Ben istemez miyim sizlere gittiğim, gezdiğim yerleri; sinema, tiyatro, AVM, müze anılarımı, fikri mühim kocamı, Einstein’den hallice çocuklarımı anlatayım ama elde malzeme yok neylersin… Minnak şehir, vasat iş, hocakoca, normal çocuk, pek de normal denemeyecek bir kadın; eldeki malzeme bu, idare ediverin artık:)



Okuldu, süttü, zehirdi derken hafta geçiyor. Öğlenci olmanın fırsatlarından yararlanıp arkadaşlarımızla manzaraya karşı kahvaltı yapalım dedik, fotoğraflar oradan..

7 Mayıs 2012 Pazartesi

Heyyyooooo MİMLENDİM:))))

Arkadaş insan ilk kez mimlenince ne kadar da sevindirik oluyor böyle. Görmemişin mimi olmuş misali yazdıkça yazasım var:) Sevgili Nilberk beni, bu minnacık yeni blog sahibini mimlemiş, hem de en sevdiğim konuda: KİTAP...

1- Ne Sıklıkta Kitap Okursunuz?
Tek çocuk olan bendenizin yegane arkadaşı kitaplar olmuştur hep... Her gün okumaya çalışırım. Tabii Umut'un izin verdiği ölçüde:(

2-En sevdiğiniz yazar/lar?
 Son dönemde Elif Şafak, Orhan Pamuk, İhsan Oktay Anar, Tolkien, Adam Fawer, Ahmet Ümit, Amin Maalouf

3-En beğendiğin Kitap/lar?
En sevdiğim kitaplar: Elif Şafak; Araf, Suskunlar, Olasılıksız, İstanbul Hatırası, Bin Muhteşem Güneş, Uçurtma Avcısı

4-Yerli ve yabancı hangi kitapların yazarlarını daha çok tercih edersin?
Klasikleri tekrar tekrar okuyabilirim. Cinayet romanlarını ve fantastik kitapları da çok severek okurum. 

5- Bugüne kadar en beğendiğin kitap serisi?

 Yüzüklerin Efendisi:))

6- Daha çok hangi tarz da okumaktan hoşlanırsın?
Yukarıda da söylediğim gibi klasikleri çok severim. Arkadaşlarımı güldürecek ölçüde fantastik ve bilim kurgu romanları okurum( Bahane olarak herkese genç bir ruhum olduğunu söylüyorum:) İz bırakmadan cinayet işleyebilecek kadar da cinayet romanı tecrübem var!!!

7-En son hangi kitabı okudun?
Ahmet Ümit; Sultanı Öldürmek

8-Şu anda hangi kitabı okuyorsun?
  Soner Yalçın; Samizdat

9-Kitap blogları hakkında ne düşünüyorsun? Yeterli mi?
Takip ettiğim bir kitap bloğu yok, önerirseniz sevinirim...

10- Kitap okumak sizin için ne ifade ediyor?

Yalnızlıktan kurtuluşu... 


Teşekkür ederim Nilberk, her şey gönlünce olsun...:)







3 Mayıs 2012 Perşembe

Erkek ve yaprak sarması!!

Bir erkeğin sarma yapıyor olması çok mu ilginç anlamıyorum doğrusu. Facebook sayfamda eşimin sarma yaparken resimlerini yayınladım (makineyle!!) bütün eş dost yorum yaptı. Ben nice sofralar donattım bir beğenen ne bileyim bir dürtenim olmadı:(( Sevgili kocam kişisi koltukları kabarmış, eşine her zaman yardım eden koca pozlarında kasım kasım kasılıyor:)) Cidden öyle olsa yüreğim yanmaz utanmasa suyunu benden isteyecek oysa:)